Searching...
14 Nisan 2016 Perşembe

Gıdıklanınca Neden Güleriz?




İnsana tıp fakültesinde kahkaha üzerine ne yazık ki, yeterince ders verilmiyor. Doktorların ne kadar ciddi insanlar olduğu düşününce bu bilgiye neden hiç şaşırmadığınızı tahmin edebiliyorum. Doktorların mizaha en çok yaklaştıkları durum, kahkahanın fizyolojik özelliğinin incelenmesi durumudur, yani gelotoloji, Hatta gelastik nöbet denen bir nöbette mevcuttur ki, hastaların durmaksızın gülmesine neden olur.

Kahkaha vücutta baştan ayağa birçok kasın koordinasyonunu gerektiren karmaşık bir süreçtir. Kahkaha ayrıca kan basıncı ve kalp atışlarını da hızlandırır, nefes alıp verişini değiştirir, belli nörokimyasalların düzeyinde azalmaya ve bağışıklık sisteminde de potansiyel bir yükselişe neden olur. Yani kısaca çok faydalıdır.




Araştırmacılar kahkahanın amacını öğrenmeye yönelik çalışmalar yapmışlardır. Birçok araştırmacıya göre, kahkaha insanlar arasında bir bağ oluşturmak ve o bağı güçlendirmekle ilgilidir. Yani kahkaha bir tür sosyal sinyaldir. Yine yapılan çalışmalar, insanların sosyal ortamlarda gülme ihtimallerinin, yalnız oldukları zamanlara kıyasla otuz kat fazla olduğunu ortaya koyar. Raporlar ayrıca kahkahanın başlangıcının insanın evriminden de önceye dayanıyor olabileceğini söylüyor.

Peki gıdıklanma ile kahkaha arasındaki ilişkinin anlamı nedir?

Gıdıklanmaya bağlı olarak oluşan kahkaha, aslında bir reflekstir. Bilim adamları bunun tam olarak nasıl işlediğini bilmiyorlar çünkü insan kendi kendini gıdıklayamıyor, bu refleks galiba şaşırtıcı bir unsura ihtiyaç duyuyor.




0 yorum:

Yorum Gönder

 
Back to top!